Bilgi Kütüphanesi · 47 kavram

Bir kavramdan bütün evrene

Deneylerde kulağınla öğrendiklerinin sözlüğü. Her tanım sade yazılmıştır ama yanlış basitleştirilmemiştir; iddialı olanlar kaynağına bağlanır. Sırf sayı için madde eklenmez.

Bu aramayla eşleşen kavram yok. Deneylerde geçen bir terimi dene: bas, vurgu, hi-hat...

ADinleme ve Algı

İşitmek ve dinlemek

İşitmek pasiftir: ses kulağa gelir. Dinlemek aktiftir: dikkat bir katmana yönlendirilir. Bu platformdaki her deney, ikisi arasındaki mesafeyi kapatır.

Kulağınla öğren: Deney 1 →

Seçici dikkat

Beynin aynı anda gelen birçok ses kaynağından birini bilince çıkarıp diğerlerini bastırması. Klasik gösterimi "kokteyl partisi etkisidir": gürültülü bir ortamda tek bir konuşmayı takip edebiliriz. — Cherry, 1953

Kulağınla öğren: Deney 1 →

İşitsel maskeleme

Bir sesin, aynı anda (veya hemen önce/sonra) çalan başka bir sesi duyulmaz hâle getirmesi. Yakın frekanslar birbirini en çok maskeler — miksin "yer açma" sanatının sebebi budur. — Zwicker & Fastl, 2007

Frekans

Saniyedeki titreşim sayısı (Hz). İnsan işitmesi kabaca 20 Hz – 20.000 Hz aralığındadır; üst sınır yaşla düşer. Kalın sesler düşük, tiz sesler yüksek frekanstır.

Eşit gürlük eğrileri

Kulağımızın duyarlılığı frekansa ve ses seviyesine göre değişir: kısık seste alçak (ve çok yüksek) frekanslara karşı daha az duyarlıyızdır. Kısık dinlerken basın "kaybolması" bundandır. — Fletcher & Munson, 1933

Kulağınla öğren: Deney 4 →

BRitim

Ritim

Seslerin zamandaki dizilişi. Bir enstrüman değil, bir organizasyondur — davulsuz da var olabilir.

Kulağınla öğren: Deney 2 →

Tempo

Müziğin hızı; dakikadaki vuruş sayısıyla (BPM) ölçülür. 60 BPM = saniyede bir vuruş.

Vuruş (beat)

Müziğin düzenli nabzı — ayağının kendiliğinden tuttuğu şey. Beyin düzenli nabza kilitlenmeye eğilimlidir; müzik dinlerken motor sistem, hareket etmesek bile aktifleşir. — Janata vd., 2012

Kulağınla öğren: Deney 2 →

Ölçü

Vuruşların gruplanışı. Pop/rock çoğunlukla 4'lü sayar (4/4); "Take Five" gibi istisnalar 5'li sayarak alışkanlığı kırar.

Vurgu

Kalıp içinde öne çıkarılan vuruş. Ritme kimliğini vuruşların sayısı değil, vurgunun yeri verir. Pop/rock'ta vurgu tipik olarak 2 ve 4'tedir (backbeat).

Senkop

Vurgunun beklenen yerden kaydırılıp "zayıf" zamana konması. Funk ve caz dilinin temelidir; beklentiyi kırdığı için hareket hissi üretir.

Groove

Ritmin insanda hareket etme isteği uyandıran hâli. Araştırmalarda dinleyicilerin üzerinde büyük ölçüde uzlaştığı, ölçülebilir bir nitelik olduğu gösterilmiştir. — Janata vd., 2012

CDavul

Kick (kazan)

Setin en kalın sesi; ayakla çalınır. Şarkının zeminini ve yerçekimini kurar, bas gitarla kilitlenir.

Kulağınla öğren: Deney 3 →

Snare (trampet)

Ortadan "çat" diye patlayan vuruş; alt derisindeki teller sese çıtırtısını verir. Vurguyu (çoğunlukla 2 ve 4) o koyar.

Kulağınla öğren: Deney 3 →

Hi-hat

Pedalla açılıp kapanan ikiz zil; tiz "ts-ts" örgüsüyle vuruşların arasını doldurur ve sürüş hissini üretir.

Kulağınla öğren: Deney 3 →

Fill (dolgu)

Kalıptan kısa süreliğine çıkıp bölüm geçişini haber veren figür — davulcunun "hazırlan" işareti.

DBas

Bas gitar

Standart hâliyle dört telli, gitardan bir oktav kalın akortlu çalgı. Ritim (davul) ile armoni (akorlar) arasındaki köprüdür.

Kulağınla öğren: Deney 4 →

Kök nota (root)

Bir akorun adını aldığı temel nota. Bas çoğu zaman kökleri çalarak armoninin zeminini döşer.

Bas–davul kilidi

Basın kick ile aynı anlara oturması. Ritmin alçak frekanslara emanet edilmesi boşuna değildir: işitsel sistem zamanlama sapmalarını alçak perdelerde daha iyi algılar. — Hove vd., 2014 (PNAS)

Kulağınla öğren: Deney 4 →

Yürüyen bas

Akorlar arasında adım adım ilerleyen bas hattı; cazın imzasıdır ama pop/rock'ta da köprü görevi görür.

EMelodi

Melodi

Notaların ardışık, tanınabilir çizgisi — mırıldandığın şey. Müziğin hafıza katmanıdır.

Hook (kanca)

Şarkının aklına takılan en küçük parçası: bir melodi, bir riff, bazen tek bir kelimenin söylenişi.

Motif

Melodinin en küçük yapı taşı; tekrar ve varyasyonla geliştirilir. Beethoven'ın 5. Senfonisi'nin dört notası, motifin ders kitabı örneğidir.

Kulağınla öğren: Deney 5 →

Varyasyon

Motifin tanınabilir kalarak değiştirilmesi: perde, ritim ya da çalgı değişir, kimlik kalır. Tekrarı taze tutan şey budur.

Kulağınla öğren: Deney 5 →

FVokal

Lead ve arka vokal

Lead, öndeki ana anlatıcıdır; arka vokaller ona cevap verir, yankılar ve duyguyu katmanlar. Arka vokal süs değil, ikinci anlatıcıdır.

Kulağınla öğren: Deney 6 →

Çağrı-cevap

Lead'in söylediğine koronun karşılık vermesi. Kökleri gospel ve Afrika müzik geleneklerine uzanır; soul ve funk dilinin temelidir.

Kulağınla öğren: Deney 6 →

Fraziyasyon

Şarkıcının cümleleri bölme biçimi: nefesin yeri, hecenin uzatılması, kelimenin kırılışı. Aynı söz, farklı fraziyasyonla farklı duygu olur.

A cappella

Yalnız insan sesiyle, çalgısız icra. Vokalin çıplak gücünü duymanın en kısa yolu.

GArmoni

Akor

Aynı anda tınlayan üç veya daha fazla nota. Melodinin altındaki duygusal zemin akorlardan kurulur.

Majör ve minör

İki temel akor/dizi rengi. Batı müziği geleneğinde majör yaygın olarak "parlak/açık", minör "gölgeli/hüzünlü" algılanır — bu algının hem akustik hem kültürel bileşenleri vardır.

Gerilim ve çözülme

Armoninin motoru: beklenti yaratılır (gerilim), sonra karşılanır (çözülme). Müzikteki "rahatlama" hissinin büyük kısmı beklentinin yönetiminden gelir. — Huron, 2006

Kulağınla öğren: Deney 7 →

Akor döngüsü

Şarkının altında dönen, tekrar eden akor turu. Kıta ve nakarat çoğu zaman aynı turu paylaşır; tur ton merkezine döndükçe "eve dönüş" hissi doğar.

Kulağınla öğren: Deney 7 →

HEnstrümanlar

Bağlama

Anadolu'nun telli sazı; türkü geleneğinin merkezinde durur. Tek başına hem melodiyi hem eşliği taşıyabilir.

Clavinet

Elektro-mekanik bir klavye; "Superstition"daki meşhur gıcırtılı riffin sahibi. Funk tınısının gizli kahramanlarından.

808 bas

Roland TR-808 davul makinesinin derin bas sesi; hip-hop ve modern popun temel alçak-frekans tınısı hâline geldi.

Sample

Var olan bir kayıttan alınan parçanın yeni bir eserde kullanılması. "Funky Drummer"ın davul kesiti, tarihin en çok örneklenen vuruşlarındandır.

IProdüksiyon

EQ (ekolayzır)

Frekans bölgelerini güçlendirme/zayıflatma. Miksçinin her çalgıya frekans merdiveninde "yer açma" aracı.

Kompresyon

Sesin en gür ve en kısık anları arasındaki farkı (dinamik aralığı) daraltma. Vokali "önde ve sabit" tutan görünmez el çoğunlukla budur.

Reverb

Bir mekânın yansımalarının taklidi. Sesi dinleyiciden uzaklaştırır ve etrafına hacim giydirir — "büyük" nakarat hissinin baş mimarlarından.

Gated reverb

Dev bir oda yankısının kuyruğunun kapıyla (gate) aniden kesilmesi; 80'lerin ikonik "patlayan" davul sesi. Doğuşu, Peter Gabriel'in "Intruder" seanslarına (1980, davulda Phil Collins, konsolda Hugh Padgham) dayandırılır.

Kulağınla öğren: Deney 10 →

Delay

Sesin belirgin yankı/tekrar olarak geri dönmesi. Reverb'den farkı, tekrarların tek tek seçilebilmesidir.

Pan ve stereo alan

Seslerin sağ–sol eksenine yerleştirilmesi. Kulaklıkla dinlerken gitarın solda, zillerin sağda durması bilinçli bir yerleşim kararıdır.

Dinamik aralık

Kaydın en kısık ve en gür anı arasındaki mesafe. Geniş aralık nefes ve drama, dar aralık güç ve sabitlik hissi verir.

JŞarkı Yapısı

Bölümler

Verse (kıta) hikâyeyi taşır, nakarat (chorus) duygusal zirveyi kurar ve tekrar eder, bridge (köprü) alışkanlığı kırıp son nakarata alan açar. Şarkı, enerjinin bu bölümler arasında yönetildiği bir dramaturjidir.

LDinleme Kültürü

Kulaklıkla dinleme

Katman ayrıştırmak için en iyi araç: stereo yerleşimi ve alçak seviyedeki detayları oda akustiği bozmadan duyarsın. Bu platformdaki deneyler kulaklıkla tasarlandı.

Kayıpsız (lossless) ses

Sıkıştırmada veri atmayan formatlar (FLAC, ALAC). Yüksek bit hızlı kayıplı formatlarla farkı çoğu sistemde incedir; en çok iyi kulaklık/sistemde ve dikkatli dinlemede belli olur. Fark iddialarını her zaman kendi kulağınla test et.

Albüm dinlemek

Şarkıları tek tek değil, sanatçının kurduğu sırayla ve bütün olarak dinlemek. Sıralama, açılış ve kapanış bilinçli kararlardır — akış da eserin parçasıdır.

Tanımların dayandığı temel eserler

Tam kaynakça →